29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
İnka Tescil İnternet Hizmetleri
İnka Tescil İnternet Hizmetleri
ADEM ÇİMİÇ

ADEM ÇİMİÇ

Mail: ademcimic@hotmail.com

BİR ADIM SONRASI!..

Nereden bakarsanız bakın,

Hangi tez ile çıkarsanız çıkın,

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Miladı  15 Temmuz dur.

Her ne konuda, her Neyi tartışıyor iseniz tartışın..

Bu, hem 15 Temmuz öncesi, Hem 15 Temmuz sonrası olarak ikiye ayrılacaktır. İsteseniz de istemeseniz de, bütün dengeler, bütün değerlendirmeler ve tüm hassasiyetler 15 Temmuz gerçeği üzerinden olacaktır. Olmak zorundadır da.

 

Cumhuriyetin kuruluşundan 15 Temmuza kadar ne var ise, ne olmuş ise, 15 Temmuz hain darbe girişiminin bizi yüz yüze getirdiği gerçekler,  her şeyin tekrar gözden geçirilip, tercüme edilmesine mecbur bırakmıştır.

 

Milletlerin ve devletlerin geleceği geçmişinde saklıdır. Geçmişini bilmeyen veya geçmişinden o veya bu şekilde kopartılan Milletler ve devletler için mutlu bir gelecek asla düşünülemez.

Çünkü gelecek bilgi ile çizilir, bilmek ve öğrenmek ile tayin edilir, tüm bunların temel taşı ve çıkış noktası geçmiştir.

 

O halde Türkiye Cumhuriyeti Devleti yakın tarihini tercüme edip milletine sunmalıdır. Sanayileşmenin fitilini ateşleyecek olanların beyninde Bu bilgi olmadan işlerin her an durma noktasına geleceği unutulmamalıdır.

 

Ancak, şu an en büyük tehlikede yine devlete hükümet eden Parti'nin kendi içerisindedir.

 

Dünyada böl parçala yut veya bir milleti bir Devleti yine kendi içerisinden yine kendi insanlarınca yok etmek hala favori bir stratejidir.

 

Strateji dediğimiz şey ise, akşamdan sabaha değişen planlar değildir.

PKK ve Fetö vb.. terör örgütlerinin yapılanma süreçlerine baktığımızda, fiilen 40 yıl mücadele edildiğini, bir 30 -40 yılda öncesinden çalışmalarının yapıldığını görüyorsunuz. 

 

O halde bu iş, Dünyanın birçok Devleti tarafından desteklenen, istihbarat desteği verilen büyük bir oluşumdur, veya dünyanın süper güçleri güç simsarları bildiğimiz gibi vekalet Savaşı yolu ile savaşıyorlar.

Kendi yazdıklarını uygulamaya koydukları, kitabın adını da Ahmet veya Mehmet,  Yazarına ise yine Ali Veli Hatice Fatma diyorlar ve içimizdeki değişiklikleri, hainlere imzalatıp uygulamaya koyuyorlar.

Hal böyle iken hedefe ulaşmak için varını yoğunu ortaya koyan Türk devletinin, Türk milletinin düşmanları Sizce İşi şansa bırakır mı? veya projelerinden vazgeçer mi? Elbette ki hayır.

Onlar 15 temmuz'u devreye aldıklarında başarılı olma durumundaki planları da hazırdı, başarılı olamama durumlarındaki planları da hazırdı.

Başarılamayan bu hain darbe girişiminden sonra, uzunca bir süre planları ne olur veya nedir diye düşünüyoruz ve düşünüldü.

İlk gördüğümüz ve algıladığımız şey Feto davalarını sulandırılması oldu. Ardından ise kendilerinden ayrılmış eski elemanlarını kumpas kurmaları oldu.

Ardından alakasız insanların cezaevlerine alınması oldu.

Bu ise bize şunu gösterdi, kurumlardan yüz binlerce FETÖ'cü alındığı ve temizlendiği halde varlıklarını sürdüren kırıntılarının Hatta çeşitli müdahaleler ile Kripto siyasetçilerin olduğunu gösterdi.

Her ne kadar kurumlar belli seviyede temizlenmiş olsa bile bu kurumlarda daha önemli ve daha büyük grupların varlığı ve bunların ise siyasetin içindeki kriptolar ile mükemmel bir uyum içerisinde oldukları görülüyor.

Bunu nereden biliyorsunuz diyecek olursanız 15 Temmuza gidelim devlet başkanı dahil, Genelkurmay Başkanı dahil birçok Devlet adamının en yakınındakiler, yani Korumalar danışmanlar özel kalemlerin tamamına yakının FETÖ terör örgütü üyesi oldukları ortaya çıktı ve hepsi cezaevindeler.

15 Temmuz öncesi aslında birçok insan devlet başkanına ulaşamamak dan yakındı,bayrak açanlar oldu ama bu insanların hepsi parti tarafından linç edildi.

Bizler de o günlerde bu algılara inandık ve olması gereken oluyor zannettik. Reis Neyse, etrafındakiler de onun gibidir diye düşünüp karar verdik ama ne kadar çok yanıldığımızı 15 Temmuz gecesi gördük ve yaşadık.

Gelelim şimdiye, dedim ya 15 Temmuz öncesi ve sonrası diye...

15 Temmuzdan sonra partinin ve Reis'in etrafında birçok değişikliklere gidildi. Bizler bunu da sorgulamadık. Reis gerekeni yapmıştır, istihbarat işini artık daha dikkatli yapıyordur diye düşündük. Bu yeni göreve gelenlere ise bizzat reise gösterilen hürmet ve saygı gösterildi. Hatta reisin çağrısı ile  herkes bildiği gördüğü yanlış işleri ve kriptoları ihbar etti.

 

Buna rağmen bir baktık 24 Haziran seçimlerinde belirlenen milletvekilleri adayları, ilginç bir şekilde toplumda ve Parti tabanında karşılığı olmayan insanlar olarak geldiler. Bütün itirazlara rağmen durum değişmedi. Öyle ki, seçilen adayların yetersiz oluşu bir yana bu insanların toplum tarafından çok iyi bilinen, haklarında hiç iyi şeyler olmayan insanlardı bunlar. Kimileri hırsız, kimileri FETÖcüdür halkın gözünde. Şunu bile duyduk o zaman, Reis dahi, iyidir bu adam, sağlamdır dese bile biz buna inanmayız diyenler oldu.  Çünkü bunlarla yaşayan bunların neler yaptığını bilen bizleriz dediler.

 

Velhasıl 24 Haziran seçimleri bitti, büyük bir oy kaybı yaşandı. Reis derhal açıklama yaptı, bu işi arkadaşlarıma talimat verdim araştıracak ve gereğini yapacaklar dedi.

 

İşte tam bu noktada insanlar yine bayrak açtı, bu işi bu noktaya getirenlere rapor hazırlatılmaz denildi.

 

Bir zaman sonra M.K.Y.K ve M Y K, ardından da büyük şehirlerde belediye başkanları, teşkilat başkanları görevden alındı.

 

Yerlerine başka birileri getirildi. Bu süreçte yine milletin gazı biraz alındı. Ve her şeyin yoluna gireceği düşünüldü. Taa ki 31 Mart 2019 yerel seçimleri devreye girene kadar.

 

Bu süre içerisinde adayların özellikleri, nasıl olacakları, nasıl güvenlik soruşturmaları yapılacağı ne titizlikle yapılabileceği anlatıldı. Öyle anlatıldı ki herkes rahat bir nefes aldı.

Ancak adaylar açıklanmaya başladığı andan itibaren her şey tepetaklak olmaya başladı. Herkes şaşırdı kimse şaşkınlığını gizleyemedi. Büyük bir hayal kırıklığı yaşandı ve yaşanmaya devam ediliyor.

Bu sefer işler 24 Haziran seçimlerinden daha kötü bir noktaya geldi. Açıklanan o özellikler, yapılacak güvenlik soruşturmaları filan, tüm bunların hikaye olduğu ortaya çıktı.

İnsanlar bire bir tanıdığı ne kadar kötü insan var ise bizzat Tayyip Erdoğan tarafından kürsüye çağrılıp takdim ettirildi. Halkın gözünde beş para etmez insanlar, yaptıkları çirkin işlerden de bizzat devlet başkanı eliyle aklanıyordu.

 

Ve ardından Reis şunu söylüyordu/ söyletiriliyordu.

Bu kardeşimi destekleyin dedirttiriliyordu. Desteklemeyenler demek ki bizden değildir, onlar zaten içimizdeki hainlerdi dedirttiriliyordu.

 

Bu aziz millet, için için ağlayıp gözyaşını yüreğine akıtmaya başladı.

Ne kadar Reis fanatiği insan var ise hepsinin gönlünde derin çatlaklar oluşturuldu.

Gerçekten sevgisi büyük olanlar haykırmaya devam ediyor, bir 15 Temmuz daha  yaşamak istemiyorlar.

 

Reisin etrafında tanımlanamayan, partinin üst kademelerinde, karar organlarında ne olduğu belli olmayan insanlar olduğu artık apaçık ortada durmaktadır.

Halkta oluşan bu algıyı bu şekilde hiçbir muhalefet partisi, hiçbir Medya kuruluşu başaramazdı.

 

24 Haziranın hemen öncesi ve sonrası bütün değerlendirmelerimizde şuna dikkat çekmiştik, halkımızın gördüklerinden daha fazlasını, aslında görüyor biliyor ve yazıyorduk.

 

O kadar kirli işlere bulaşmış,

Hatta karşılığı olmayan insanlar sahaya sürüldü,

O kadar çok kamu kuruluşlarının başına ne olduğu belli olmayan insanlar atandı ki,

O kadar çok bu milletin kanına dokunan  uygulamalara imza atıldı ki, tam o günlerde bunun bir sonraki adımın devlet başkanını sorgulatmak olduğunu hem yazarak hem konuşarak haykırmıştık.

 

İşte işaret ettiğimiz o gün de geldi, 31 Mart 2019 seçimlerinde aday yapılan insanlara baktığımızda, daha önceden insanlarda oluşturdukları, ''Demek ki Reis bizi kandırıyor, demek ki bu işlerin başı kendisiymiş'' dedirttirmeyi başardılar.

 

Bu 15 Temmuz 24 Haziran hüsranını yaşatanlardan hesap sorulacak derken, bu hezimeti yaşatanların tamamı, Bu seçimlerde ödüllendirildi.

 

Gerçek Reis sevdalıları teker teker linç edildi, Parti'den atıldı, gururları ile oynandı.

Yani Gladyo işini iyi yapıyor, Parti içerisindeki hainler kendilerinden olmayan kim var ise hepsinden kurtuldular. Her çekleri neyse ya söyleyecek kim var ise engellendi.

 

Bundan sonra 15 Temmuz'da 24 Hazirandan daha fazla oy kaybı ile çıkılacak. Çünkü demiştim ya bir önceki yazımın başında. Onlar her alternatifi düşündüler, her deşifre olan adamlarının yerine yine kendilerinden olan başka bir Kriptoyu getirdiler, her kararı onlar aldı, reise onaylattılar.

 

İstedikleri şey halk ile Reis arasına barikat koymak, bu sayede desteği kırmak, ki adayları baktığımızda hep seriyse oy kaybettirecek cinsten insanlar.

 

Örneğini 24 Haziran'da yaşamıştık, Ordu'da 5 milletvekili vardı 4 tanesi AK Partili iken sayı 6'ya çıktığı halde Parti'nin vekil sayısı 3’e düştü ve bunu kutladılar. Üzülmediler, bilakis kutlama yaptılar. Dediğim gibi 31 Mart seçimlerinde de bunu başarıp, Reisin meşruiyetini sorgulatacaklar. Bu gün Venezuella'da ne olmuş ise aynısı bizde olacak, diyeceksiniz ki Ne yapalım..

 

Ben de şunu söyleyebilirim,

Her şeye rağmen reisi destekleyin desem, bu reisi güçlendirir. Ama bu adaylar da onunla beraber kazanmış olacaklar ve reisten daha fazla güce ulaşacaklar.

Bu da demektir ki ileride mutlaka daha büyük bir bela ile karşılaşacağız. Reisi  desteklemeyin desem 1 Nisan sabahı reisin meşruiyetinin tartışılmasını istemem, bir Venezuella örneği biz de görülsün istemem, bu durumda …

 

Devamı, “BİR ADIM SONRASI!..”

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın