EN ÜST EVDE KAL 24 temmuz gazeteciler - BAYRAM
İnka Tescil İnternet Hizmetleri
İnka Tescil İnternet Hizmetleri
Osman ŞAHİN

Osman ŞAHİN

Mail: info@yongazetesi.com

AYASOFYA’DA KAVGA ETTİM..

Ayasofya ibadete açıldı. Şimdi gündem bu.

Ben burada 2013 yılında gazetecilik yaptığım dönemde kavga ettim.

Ayasofya’nın yöre ve bölge olarak içini de, dışını da iyi bilen, gezen ve inceleyen biriyim.

Burayı dışardan öyle hayalle değil, içine girip gezdikten sonra konuşup eleştirin. Geçmiş tarihten örnek alın, tarihi eserleri görün, ibret alın, öyle siyasilerin palavrasına göre yalandan sevnç çığlıkları atmayın.

Ayasofya’nın ne olduğunu, milli, dini ve kültürel özelliğini bilmeyen bütün şarlatanlar şimdi Ayasofya’cı oldular.

Sarhoşu da konuşuyor, berduşu da konuşuyor, bilen, bilmeyen, Ayasofya’yı tanımayan, bu zamana kadar gidip gezmeyen ve görmeyenler, hatta Namaz bile kılmayanlar, şimdi Ayasofya çığlıkları atıyor.

Yani davulun sesine düğüne gidiyorlar desem daha mantıklı olur.

Ne oldunuz yaaa.. Derdiniz nedir, çığlık atarak niçin yaygara kopardığınızın bilincinde bile değilsiniz.

Ayasofya öyle sıradan ağza alınacak, dalga geçilecek, siyasete alet edilecek bir mekan değildir.

Vallahi çarpılırsınız, bir yeriniz yamulur, sizi tedavi edecek birini de bulamazsınız..

Bir kere şunun bilinmesini istiyorum.

Ayasofya dediğiniz yer sadece Camiden ibaret bir mekan değildir.

Burası yaklaşık 7,5  dönüm bir arazidir. Caminin çatı toplamı ise 3,5 dönümü kapsamaktadır.

Geriye kalan 4 dönümlük arazi de kültürel gezilere ayrılmıştır.

İçersinde müze haricinde, gezinti yerleri, kafeler, lokantalar, havuzlar, çay ocakları, oturup dinlenme alanları ile tarihi eserlerin sergilendiği bölümler mevcuttur.

Buraya özel bir gün ayırıp  tamamını sabahtan akşama kadar ancak gezersiniz, hemde yorulursunuz.

Cami harici bölmelerde Sultan Mustafa ve Sultan İbrahim türbeleri, II. Selim, III. Murat, III. Mehmet ve Şehzade türbesi.

Kütüphane, Sübyan mektebi, muvakkithane, şadırvan, vaftizhane, (Hırıstiyanların kutsama evi) mihrap, hünkar mahfili, minber, üst galeri ve günümüzde mevcut olmayan Ayasofya medrese ve imarethanelerin yanı sıra o dönemlerde padişahların kullandıkları eserler ve giysiler bulunmaktadır.

Hele eserleri çok önemlidir.

İşte yazımın başlığında “Ayasofyada kavga ettim” demiştim neden?

2013 yılının Haziran ayıydı. Yanımda bulunan misafirleri oraya gezmeye götürdüm.

Giriş ve çıkışlar o dönemde 35 TL. idi.

BASIN olarak ücret ödemedim, fotoğraf makinası ile girdim.

Gerçekten hayran kalmıştım.

Çünkü, İstanbul’a emeği geçen başta Fatih Sultan Mehmet olmak üzere bütün Padişahların savaşta ve yaşamında kullandıkları, bütün eserler ayrı ayrı bölümlerde sergileniyor.

Bende fotoğraflarını bir anı olsun diye çektim. Hemen güvenlik görevlileri yanıma gelerek müdahale ettiler. Fotoğraf çekmek yasak, diyerek sildirmek istediler.

Bir sürü tartışma itişme, kakışma ben kimseyi dinlemeden devam ettim.

Kurtuldum sanmıştım.

Müzeden çıkma saati gelmişti. Aradan iki saat geçmişti ki, çıkış kapısına ekipler gelmiş beni bekliyordu. Çünkü, Ayasofya giriş ve çıkışları kontrol altında olan bir  yerdir. Bir yerden girebiliyor, bir yerden de çıkabiliyorsun.

Bende gazeteci olduğumu söyledimse de, Kültür ve Turizm bakanlığının emir ve talimatlarına göre çekilen fotoğrafların silinmesini istediler.

Ben ısrarla direndim, beni karakola götürün, savcılığa mahkemeye çıkarın dedim, çünkü daha direnecek  ve inatlaşacak bir zaman kalmamıştı, olmadı, çektiğim fotoğrafları sildirdiler.

Birkaç gün sonra yetkililerle yazışma ve görüşme sonucu aldığım cevapta bu yasağa ve çektiğim fotoğrafların silinmesine hak verdim.

Verilen cevapta, İç mekanlarda fotoğraf çekmenin yasak olduğu, ancak, dış bölümlerde özel fotoğraf çekmenin sakıncası olmadığı belirtilerek, burada bulunan kutsal eserlerin taklit edilerek, sahtelerinin paylaşılmasının önlemek amacıyla çekim yapılmasının yasaklandığı ve ancak, özel durumlarda izine bağlı olduğu belirtilmişti. Gayet haklı olduklarını da buradan kabul etmiştim. Zaten bu özel fotoğrafları bu zamana kadar başka bir yerlerde görmek mümkün olmamıştı.

Ben Ayasofya’da böyle bir kavga yaşadım, küçük de olsa bir anım oldu.

Şimdi esas kavga bundan sonra başlayacağa benziyor..

Bugün Atatürk'ün imzaladığı kararnameyi iptal edenler, yarın Atatürk'ün imzaladığı başka kararları da iptal ederlerse, Ayasofya kararına sevinenler ne yapacaktır? Atatürk'ün kurduğu laik cumhuriyeti yıkmak isteyen siyasilere yol verdiklerinin, destek olduklarının farkında mıdırlar?

Bu işler öyle üç beş çapulcunun şeytani naralar atarak kabul edilecek ve sevinç çığlıkları atılacak bir mesele değildir.

Dünya ve iç siyaseti ilgilendiren inanç dinimize vurgu yapan bir meseledir.

Ayasofya deyince iyi düşünmek gerek.

Her yeri Milli ve dini bir kutsallık teşkil etmektedir.

Her zaman söylediğimi bir kez daha tekrarlıyorum.

Rahmetli babam 50 sene önce söylerdi. Gün gelecek Ayasofya ibadete açılacak, bunun Kur’an da hükmü ve yeri var diyordu. Aman haaaa,, bu dünya meselesi olarak başımıza iş açacak, kıyametin de küçük alametlerinden olduğunu söylerdi.

Orada zaten isteyen namaz kılabiliyordu. Sorun yoktu. Şimdi sadece resmileşmiş oldu.

Şimdi başka bir süreci takip ederek göreceğiz.

İbadet için cami eksiği mi var?  Yoksa daha mı iyi Müslüman olundu?

Facebook Yorum

Yorum Yazın