EN ÜST EVDE KAL 24 temmuz gazeteciler - BAYRAM
İnka Tescil İnternet Hizmetleri
İnka Tescil İnternet Hizmetleri
Osman ŞAHİN

Osman ŞAHİN

Mail: info@yongazetesi.com

HORTUMSUZ BELEDİYELER ve İKİ KARILI KOCA…

Yeminle  mi başlasam, yoksa dua ile mi, veya sitem ederek mi başlasam?!

Dün akşam üzeri Ordu’da bir sel felaketi daha yaşandı. Zarar ziyan, isyanlar yine Belediyelere oldu.

Boşuna dememişler, türkü yakmamışlar, “Ordu’nun dereleri aksa yukarı” diye.. Ordu’nun dereleri değil, hendekleri de yukarı akmalı.

Bırakın şu İmam-Hatip lisesini, düz liseliler aradaki din tüccarlığı tartışmalarını en güzel din doğru hizmet etmek, dürüst çalışmak ve işini helali ve hakkı ile yapmaktır.

Kusura bakmayın, darılmayın, küsmeyin, ben bu konuları gündeme getirmek zorundayım. Çünkü benim tek inancım, tek bir kocam var. Tek bir dinim var.

Öncelikle Ordu’nun sel baskınlarını önlemek için iki kocalı Hürmüz olmaktan vazgeçeceksiniz.

Bu kocanın adı biri Büyük Şehir,

Biri Küçük Şehir yani ilçe Belediyeleri.

Süleyman Felek Caddesi Büyük Şehire ait.

20 metre aşağısı Barbaros caddesi Altınordu Belediyesinin..

Yesinler sizin Büyük Şehir Belediyenizi, bize küçük şehrimizi geri verin.

Demekki, bundan 3-4 yıl önce alt yapıyı çözdük sözleri yalanmış..

Vatandaş şaşırtıyor ki; nereye müracaat etse çözüm bulamıyor. İlçe Belediyeleri ne yapsın, vatandaş ne yapsın.?

Önce Büyük Şehir, küçük Şehir ayırımı ortadan kalkacak, iki kocalı Hürmüz olmaktan vazgeçeceksin..

Yeminle söylüyorum..

Sonra da şu Müteahhitlerin döşediği alt yapı borularını sökün bir bakın, hem kalınlığından çaldılar, hem de döşenen boruların içine çalışma sırasında inşaat artıkları, kum, çakıl dolmuştu temizlemeden üzerini kapattılar.

Buna bizzat gözlerimle şahit oldum.

Büyük Şehir Belediyesi eski başkanı Enver Yılmaz “Ordu’nun 40 yıllık sel baskını önlendi” tehlike beklemeyin demişti.

Ben Ordu’nun Veysel Akgün döneminden berisini bilirim.

Burada geçmiş yönetimlere veya şimdikileri de suçlamıyorum.

Azıcık elinizi vicdanınıza koyun, Belediyeleri ayırım-kayırım yeri yapma, ihale kapma, adam kovma, siyasi bir dedikodu yeri yapmaktan vazgeçin.

Allah için, iş yapın, hizmet yapın, icraat yapın, beddua yerine dua alın..

İşte önemli bir sorun..

İhale verdiğiniz, Müteahhitlerin alt yapıda döşediği boruların ucunun akarı kapalı, denize dökülecek diye milleti kandırıp üzerini kapattılar.

Dün geceden bu yana Ordu halkı çığlık atıyor.

“Evimizi, iş yerimizi su bastı” Belediyelerin bütün ekipleri seferber oldular. Büyük Şehir, Altınordu ekipleri, OSKİ, İTFAİYE ve AFAT ekipleri..Hatta 112 acil çağrılar yapıldı.

Ama sonuç vahim, sık sık yapılan anonslarda önceliğin yaşam alanlarına verilmesi, sonra da işyerleri ve diğer kurumlar sırayla temizlenecek..

Sonuç yine vahim, çünkü elinde yeterli hortumun bile yok..

*****     ***     ***

Hortumu kısa olan geri döndü..

Şimdi buraya iyi dikkat edin..

Selden nasibini alan bir işyerinin bodrum katında 2 metre su yükseldi.

OSKİ geldi, Altınordu, Büyük Şehir ve itfaiye ekipleri sırayla geldiler ama, gelen geri gitti. Kurumlara teşekkür ettiler ama nafile..

Nedeni,

Biri diyor, bu su BOK’lu pis su biz temiz yağmur suyu boşaltıyoruz.

Biri geliyor, Biz temiz su değil, pis BOKlu su boşaltıyoruz.

Biri geliyor, bu bizim işimiz değil biz sokak görevlisiyiz vs. gelen gidiyor.

Sonunda biri geliyor. Ama nafile..

Hortumu kısyamış, 12 metreden fazla uzatamıyorlarmış, 40 metre boru lazımmış.

Buradan da bir sonuç çıkmadı ama, nasıl bir çare buldular bilemiyorum..

Bakarmısınız, bırakın alt yapı, üst yapı, atık su yol işlerini, kocaman bir Büyük Şehir olmuş Belediyenin temizleme araçlarının hortumu  yeterli değil.

Biri ben BOK’lu su temizlemiyorum, biri diyor elimizde uzun hortum yok.

Tam bir utanılacak rezalet değil de nedir peki bu nasıl bir hizmettir?

Kimseyi dikkate almaz, kimsenin önerilerini ciddiye almaz, sürekli Belediye içinde kendi adamlarınızla çekişir, işten atar, işe adam almakla zaman geçirirseniz, sonuç da böyle gülünecek hale düşersiniz.

Sonuç, sen istediğin kadar çalışıyorum desen ne fayda?

Artık millet kendi işini kendisi yapıyor. Su baskınlarını kendileri temizliyor.

***      ***      ***

Sonuç olarak nasıl çare bulunur.?

Hizmet yapacaksanız, bir kere şehir içindeki Büyük Şehir, küçük şehir ayırım bölgeleri yasal olarak kalkacak.

Şehir hizmetleri tek elden yürütülecek..

Dün bir de kentsel dönüşüm için toplantı yapılmış.

Bilmiyorum bizi davet etmediler.

Ağalar, beyler, sabah kahvaltısında yemiş içmiş kalkmışlar.

Bizi çağırmak belki işlerine gelmemiş olabilir.

İlk kentsel dönüşüm çalışması eski sanayiden başlayacakmış..

Tabi orada hemen kısa yoldan yık, yap, paraları şip şak kap..

Yıkması da kolay yapması da ..

Hizmet değil, yine paranın peşindeler..

Şayet Ordu’nun sel baskınını önlemek istiyorsanız, ilk kentsel dönüşüm, Saray, Aziziye, Selimiye, Bucak, Subaşı ve Şarkiye Mahallelerinden başlamalı.

Çünkü buraların altında kalan, Düz Mahalle, Şarkiye, Yeni Mahalle ve Karşıyaka  Mahallelerini su basıyor.

İlk önce bu Mahallelerde yapılacak kentsel dönüşüm sonucu  alt kısımlarda  bulunan Mahallelere akacak suların önlenmesi gerekir.

Bir de bu düz olan Mahallelerin kanalları yetersiz, çatı suları da aynı yere  bağlanınca kapalı ve dar olan boruların yetersiz gelmesi bu faciayı hiçbir zaman önleyemez.

 ***     ***     ***

Gelelim  yol ve kaldırım sorunlarına..

Yapılmayan, yarım yapılan yollar, asfalt olması gerekirken, taş döşenen veya günlük kepçe ile düzeltilen yollar, her yağmur yağdığında yeni bir çalışma, yeni bir düzeltme ayrı bir külfet getiriyor. Ya hiç yapmayın, ya da tam olarak bir defa yapın..

Hizmetler günlük ve geçici olmasın..

Şunu da hatırlatmak istiyorum..

İnsanlarımızın yaşam tarzları değiştikçe, dinle, eğitimle, dalga geçilip alay edilmeye başlandıkça, din-siyaset gündemi yaratıldıkça Allahın verdiği afatları da etkili olmaya başladı. Allah da yağmuru sakin, faydalı bir şekilde vermesi beklenirken, bardaktan boşalırcasına aktararak onların günahını yıkamaya başladı.

Yani farklı düşünecek olanalar “Allahın afadına  hiç bir şey dayanmaz” deseler de  sen tedbirini alacaksın..

İçinizde dine karşı pis bir düşünce,  kalmasın, alay edilmeye zaman olmasın ki; kullarım günaha girmesin diye ama, maalesef bunu anlayıp çözecek akıllı kullarımız da kalmadı.

Sonuç olarak,

Su boşaltma hortumu kısa ama,  başka hortumlar hiç de öyle görünmüyor..

Hortumsuz ve iki kocalı Belediye istemiyoruz.

Facebook Yorum

Yorum Yazın