İnka Tescil İnternet Hizmetleri
İnka Tescil İnternet Hizmetleri
ADEM ÇİMİÇ

ADEM ÇİMİÇ

Mail: ademcimic@hotmail.com

DEVLETİN BAŞINA ŞANTAJ..

Son zamanların modası sosyal medya aracılığı ile devlet başkanına şantaj veya tehdit anlamına gelen aslında ‘’MASUM’’ bir istifa eylemini ele alacağız.

Yazıma başlamadan önce bu konunun ne anlama geldiğinin bir düzine köşe yazılarımda dile getirmiştim.

9 Mart 2019 tarihli Recep Tayyip Erdoğan sız devam etmek Başlıklı yazımda,

https://www.yongazetesi.com/makale/recep-tayyip-erdogansiz-devam-etmek-766

ve

31 ocak 2019 tarihli Bir adım sonrası Başlıklı yazımda

https://www.yongazetesi.com/makale/bir-adim-sonrasi-758

bu konuların temeline ışık tutmaya çalışmıştım.

Gelelim bu güne;

Çok masumane gibi görünen istifa eylemlerinin perde arkasında aslında büyük bir savaş yaşanıyor. Cumhurbaşkanımızın eski sistem ile başbakanlıktan ve partinin genel başkanlığından istifa ederek cumhurbaşkanı olması ile beraber Ak Partinin içinde büyük bir savaş ve büyük bir yapılanmaya gidildi. Tabi ki, bu alenen yapılmadı. Tam bu noktada o zamanlar biz bunun adına AKP Zihniyeti dedik. Yıllarca bu söylemi kamuoyu ile detayları ile paylaşmaya çalıştık. Bunun küresel anlamı Recep Tayyip ERDOĞAN’SIZ Bir Ak Parti, yani Kod adı AKP zihniyeti. Sonrasında ise Recep Tayyip Erdoğan sız bir Türkiye.

Dönemin AK Parti genel Başkanı yapılan Ahmet Davutoğlu tüm teşkilatlardaki yapılanmayı değiştirdi. İl başkanlarının ağzından duyduğumuz birçok söylemler bunun habercisiydi.

Cumhurbaşkanının çocuğum dediği parti çoktan makas değiştirmişti. Artık Ak Parti adı altında AKP Zihniyeti vardı. Bu süreç başkanlık sisteminin gelişine kadar sürdü. Ancak başkanlık sistemi ve onun imkânları sayesinde Cumhurbaşkanı çocuğum dediği AK Partinin tekrar genel Başkanı oldu. Bütün işler yoluna girdimi derseniz kesinlikle hayır. Bu noktadan sonra savaş başka bir boyutta ve teknikte ilerlemeye başladı.

Malum bu işe bir terör yapılanması ve kripto çalışma sistemi ile faaliyet gösterdiğini hatırlayarak bakarsak daha isabetli olacağı kanaatindeyim.

Olayı biraz daha sadeleştirecek olursak Ak parti içindeki AKP zihniyeti çatışmasından bahsedebiliriz. Kim bunlar diye bir soru soracak olursak şayet;

Son zamanlarda yaşanan sosyal medya istifalarına bakmak gerekiyor,

İç işleri bakanı sosyal medyadan istifa etti ve 24 saatte gördük ki büyük bir sosyal medya ağı oluşturularak bir tepki koyuldu, bu tepki hiç doğal yollarla yapılmış gibi gelmedi. Neredeyse istifa kabul edilirse Ak parti biter Sayın Cumhurbaşkanı biter anlamına gelecek söylemler yapıldı. Bunu yapanlar kahir ekseriyetle parti içinde ve teşkilatlarda görevli olanlardı.

Şimdi ise Maliye bakanı istifa etti ve aynı süreç burada işliyor. Burada da parti içinde yetkili ve görevli kişilerin söylemleri dikkat çekiyor. Gruplaşma ve taraf olma durumu hat safhaya çıkmış dolayısı ile 24 saati geçti bir karar verilemiyor açıklama yapılamıyor.

Çünkü perde gerisinde devlerin savaşı var. Taraflar cumhurbaşkanını tam anmalı ile tehdit ediyor. Neyle tehdit ediyor bilinmez, ancak Milli olmak veya cumhurbaşkanının yolunda yürüyorum denilerek böyle tehditkâr anlamına gelecek, endişeye sebep olunacak ifadeler kullanmak olayı iyi niyetli bir eyleme dönüştürmek için yeterli değil.

Perde gerisindeki güçler sahip oldukları koltukları korumak için, partinin yönetiminden ayrılmamak için aba altından sopa gösteriyor, pazarlık masası kurmaya çalışıyorlar. Buda bizim Ak parti ve AKP zihniyeti savaşının devam ettiğini ispat ediyor.

Sayın cumhurbaşkanı ve Ak parti genel Başkanı bu düşüncemizi biliyor ve içinde bulunduğu karmaşadan en az hasarla çıkma yolunda gayret sarf ettiğini düşünüyoruz.

Ancak sayın Cumhurbaşkanımıza naçizane tavsiyemiz olacak;

Tepede yaşanan tüm olumsuz gelişmelerin kaynağı mahalle temsilcilerinden itibaren başlıyor, çünkü sizinle aynı yolda yürüdüğünü söyleyen en yakındakilerinizden partinin en üst yönetiminde yer alanlar, bazı AKP zihniyeti insanlar teşkilatları kendilerine göre dizayn ediyorlar, vakti saati geldiğinde size karşı çok hızlı refleks gösterebiliyorlar. Ancak bunu masumane davranışlar olarak ortaya koyarak yapıyorlar.

15 Temmuz ve öncesindeki tüm şer odakları hala teşkilatlarda kalmaya devam ediyor. Teşkilatlar temizlenmek yerine daha profesyonel şer odakları ile güçlendiriliyor. Bu odaklar bir gecede organize olup bazı kararların alınışını zorlaştırıyorlar, merdiven olarak kullanılıyorlar.

Sonuç olarak; örneklediğimiz iki sosyal medya istifası ve bu iki istifanın yanlış yöntemler ile yapılması, sonrası yapılan trol açıklamaları ve taraflaşmayı derinleştiren tutumlara yol açması tamamen yanlıştır ve perde gerisi titizlikle temizlenmesi gereken önemli hadiselerdir.

Kamuoyunda bu ayrıştırma öteden beri Sayın soylu ve Sayın Bayraktar arasında süre gelen bir kavganın tezahürü olarak algılanması ise Hangisi Ak Parti tarafında hangisi AKP zihniyeti tarafında yorumlarına yol açıyor. Ve durum böyle ise Genel Merkez ve Külliye ayrışması söylemlerinin doğruluğu ne boyuttadır bunu düşünmek bile istemem.

Sanırım kızılcık şerbetine devam eden biri var….

Facebook Yorum

Yorum Yazın