2 - SİTE EN ÜSTÜ - ORDU KÜLTÜR OCAK AYI
4 -İnka Tescil İnternet Hizmetleri OTO SOLO YAN TARAF SAĞ
Osman ŞAHİN

Osman ŞAHİN

Mail: info@yongazetesi.com

BİR KADINDAN ALINAN İNTİKAM..

Ben kadınlarımız için Hapse de girerim..Çünkü, beni bir kadın doğurdu, ANA..

Neden sessiz kaldınız?

Bir Kadını koruyamadınız!..

Evet..

Elinizden gelse bizi bir içim suda boğacaklar..

Eskiler için sık sık söylenen kin almak amaçlı bir söz..” BİR İÇİM SUDA  BOĞMAK..” Şimdi bu sözler kara bulutlar gibi bizim kadınlarımızın başında dolaşıyor. Sanki kafamızı yaracaklar, ayağımızı kıracaklar veya güçleri yetse canımızı alacaklar.

Dedim ya ellerinden gelse bir içim suda beni de boğacaklar..

Geçtiğimiz günlerde Ordu’nun Gürgentepe ilçesinde yaşanan üzücü bir olayı duymayan kalmadı.

Hepiniz gördünüz, duydunuz veya dinlediniz. Kimliği kişiliği hiç de önemli değil. Bir Belediye başkanı Belediyede çalışan şehit yakını Sevinç Karaca adlı bayanı  makamına çağırarak bağlı olduğu sendikadan istifa etmesi için yapmadığı hakaret kalmadı. İşin en kötü ve çirkin, korkulu yanı başkan kadına, “BEN DEDİĞİMİ YAPTIRMAZSAM YAŞATMAM” diyor..

Eyvahhhh… Eyvahhh… Bir bayana karşı, bir Belediye başkanının kullandığı sözlü tacizlerin bundan daha ağırı, daha çirkini olabilir mi?

Ana kutsaldır, Kadınlarımız başımızın tacıdır.. Cennet Anaların ayağının altındadır.

Hatta olayın meydana çıktığı hemen akabinde 25 Kasım tarihinde ise Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” etkinlikleri yapıldı.

Olayın yaşandığı Ordu ilimizde ne bir Şehit ve Gazi derneklerinden, ne bir kadın dernek ve siyasi partilerin kadın kollarından tek bir cümle kınama açıklaması gelmedi..

Ne üzücüdür değil mi? Ne kadar vurdum duymazlık, bencillik ve siyasi baskı korkuları değil mi?

Bundan sonra hangi yüzle Kadına yapılan şiddeti kınayacaksınız, hiç utanmayacak, hiç yüzünüz kızarmayacak mı?

Konuyla ilgili sadece Ordu’da İYİ Parti il başkanlığı bir basın bülteni yayınladı. Emek Partisi de (EMEP) Basın açıklaması ile C. Savcılığına suç duyurusunda bulundular. Bunlar yeterli olmasa yine de bir teşekkür etmek gerekir.

Hal böyleyken, Ordu dışında bazı dernekler olayı kınamış ve onlarda ayrı bir suç duyurusu yaptılar. Onlara da ayrı bir teşekkür gerek.

Üstüne üstlük rezalete bakın.

Gürgentepe Muhtarlar  derneği başkanlığının organize ettiği  bir bildiri yayınlayarak “Biz başkanımızın yanındayız, bu olay bir komplodur, başkanımıza tuzak kurulmuştur” diye ..

Vay Anammm. Vayy..

Eğer Anam beni kadın doğursaydı, benim intikamım bunlara karşı farklı olurdu..

Şimdi insana sormazlar mı seni hangi ana doğurdu, senin Anana kadına olan sevgin, saygın bu mu diye?

Gürgentepe ilçesinde 24 Mahalle var.

İki Mahalle muhtarı biri  kadın, biri de erkek..

Dik durdular, devletin onlara verdikleri mühürlerin yasal değerini bilerek, namusları gibi korumuşlar ve bu çirkin davranışa ortak olmamışlar, imza atmamışlar.

Olayın diğer üzücü bir yanı ise, bu bildiriye imza atan ve başkanın bu davranışını destekleyen bayan muhtarımızın da olması gerçekten çok düşündürücüdür.

Tek kelimeyle yazıklar olsun.

Bakın değerli okurlarımız.. Bu olayı yaşayan Sevinç Karaca hanım efendiyi hiç tanımam. Gürgentepe Belediye başkanı ile sorunlarım olsa bile olaylar adliyeye intikal ettiği için şahsi hiçbir sorunum da yoktur.

Sadece sormak istediği şudur;

Neden bu kadına yapılan şiddet olayı bir STK ve kadın dernekleri tarafından kınanmadı, protesto edilmedi. Artısı var. Hiçbir yerel basınımız da gündeme getirmediği gibi üstelik o muhtarlara destek verdiler.

Hepiniz rezilsiniz, hepiniz menfaat ve çıkar uğruna bir kadının çığlığını ve yaşadıklarınızı duymadınız. Seyirci kaldınız.

Şunu da çok iyi biliniz ki; sizleri doğuran da bir kadın, bir ANA..

Başka illerde yaşanan Kadına şiddet olayları konusunda sokaklara çıkıyorsunuz, basın açıklamaları yaparak kınıyorsunuz, hatta örnek verecek olursak, bir Ceren Özdemir cinayetinde sokaklara döküldünüz.O caddelere sığmadınız, ama bir Belediye başkanı tarafından şiddete, hakarete uğrayan hemşeriniz olan, her gün yüz yüze baktığınız bir kadına sahip çıkmadınız..

Son sorum ve sözüm..

Devletin kendilerine görev amaçlı verdiği resmi mühürü bu gibi çirkin işlerde kullanan Mahalle Muhtarları hakkında Gürgentepe kaymakamı, veya Ordu valisi Tuncay Sonel, bir işlem yapacak, soruşturma açacak mı, yoksa onlar da mı seyirci kalıp görmezden gelecekler.

Siz istediğiniz gibi davranın.

Ben, beni doğuran Anam veya bir kadına yapılan haksızlık karşısında asla susmam. Gerekirse hapis yatarım, gerekse ölürüm..

İster kabul edersiniz, ister etmezsiniz!...

Facebook Yorum

Yorum Yazın