Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Av. Mehmet Gökçek
buyukcingil@hotmail.com
Yazarımız Süresiz izinlidir
05 Mart 2010 Cuma Saat 13:53

Değerli Okuyucularım bugün ki yazımda sizlere Romanya gezisinden bahsedeceğim. Bir grup arkadaşla 20.02.2010 tarihinde Romanya’ya gittik. Başkent Bükreş İstanbul’a ne kadar uzaklıktadır sizce. Şimdi şaşıracaksınız. Bükreş Ankara’dan biraz uzakta Kayseri ve Samsun Kadardır. İstanbul’dan Bükreş’e Uçakla 1 saat 5 dk’ da ulaşıyorsunuz. Romanya 23.000.000 nüfuslu bir ülkedir. Okuma yazma oranı çok yüksektir. Üniversite girişi sınavsızdır.

                                                   BÜKREŞ

                  Başkent Bükreş’e vardığımızda her taraf karla kaplıydı. Ancak yollar açık trafik çalışıyor, halk sokaklardaydı.  Şehir çok düz bir araziye yerleşmiş hiçbir tepe ve engebe yoktur. Hatta Bükreş’ten Köstence’ye giderken yaklaşık 250 km hiçbir tepe göremiyorsunuz. Her taraf dümdüz çok verimli tarım arazileridir. Bükreş 2.500.000. nüfusa sahip alt yapısı çok güzel hazırlanmıştır. Geniş yollar ile şehirde rahat bir trafik vardır. Ancak kominizim sistem her tarafta olduğu gibi burada da kendini göstermiş, başkenti bile çok geri bırakmıştır. Avrupa’nın hatta Asya’nın hiçbir başkenti kadar güzel ve modern değildir. Halen yıkık dökük gece kondu tipi mahalleler vardır. AB’ye girişten sonra müthiş bir canlanma olmuştur. Her yer çok yüksek değerlenmiş mülk sahipleri çok zengin olmuşlar. Ancak ekonomik kriz Romanya’ yıda  vurmuş ekonomi dibe çökmüş,işsizlik hat safhaya çıkmıştır.  Gayrimenkullerin değeri  1/3 düşmüştür. Az bir kısım çok zengin olmakla birlikte halkın çoğu gariban durumdadır. Romanya tarihte Eflak ve Boğdan diye isimlendirilerek Osmanlının  300 yıl’ dan fazla iradesinde kalmıştır.Ancak Osmanlı Tuna’ nın ötesinde kalan bölgeye girmemiş  idarecilerini Ora halkından seçtiği insanları Enderun ‘da yetiştirerek idareci atamıştır. Nitekim Romanya’nın idareciler ve Kralların resimlerine baktığımızda Osmanlı dönemi idarecilerinin sarıklı ve sakallı birer Osmanlı Paşası gibi olduğunu görüyorsunuz.  

                      Romanya’da müslümanlar bir müftülüğe bağlanmıştır. 31 yaşında İstanbul’da okumuş genç bir müftü müslümanları idare etmektedir. Müslümanların çoğu kırım tatarları geriside Osmanlı Türkleridir.

                                                ÇAVUŞESKO’NUN SARAYI

                      Osmanlı buradan 1879 yılında ayrılmıştır. Bundan sonra Romanyalılar kendilerinden seçtikleri idarecileri beğenmemişlerdir. Almanya’dan Kral getirerek onun idaresinde kalmışlardır. Daha sonra da kominizim gelmiş 24 sene  Çavuşesko’ nun idaresinde kalmışlardır. Çavuşesko 40.000 kişinin yaşadığı bir yere,onları buradan çıkararak saray yaptırmıştır. Bu saray dünyanın ikinci büyük sarayı imiş. 700 mimar 27.000  işçi çalıştırarak  389.000 m2 kapalı alanlı 7 kat yerin altında 7 kat yerin üstünde olmak üzere 14 katlı çok büyük bir saray yaptırmış 1.000 odası varmış. 100 tanesi tiyatro ve konferans salonu imiş . Ancak Çavuşesko bu sarayda 1 gün bile kalamamış Şuanda bu sarayda parlamento ve bazı bakanlıklar faaliyet gösteriyormuş. Biliyorsunuz Çavuşesko Halk ayaklanmasıyla devrilmiş kısa sürede eşiyle birlikte kurşuna dizilmiştir. Saray ziyaretinden  sonra arkadaşlarla mezarlığına gittik. Bütün mezarlar mermerlerle çevrilmiş olduğu halde Çavuşesko ve eşinin mezarlığında hiçbir şey yok ,karı kocayı da ayrı yerlere gömmüşler.  Bu durum bizi çok etkiledi. Şaşalı dadalı bir hayattan sonra insanın sonunun böyle olması çok feci bir durumdur. Tarihteki tüm zalimlerin akıbeti hep böyle olmuştur. Halkına zulüm yapanların durumu kaçınılmaz böyle bir sondur. Onun için insan yaşarken ne olursa olsun ister kral isterse sade bir vatandaş.Geri de hoş bir sada bırakmalıdır. Malın mülkün zenginliğin bir yerde hiçbir anlamın olmadığı hep görülmüştür. Parayla zenginlikle başkasını ezen sömüren hiçbir zaman iflah etmemiştir. 

                                  TÜRK OKULLARI 

               Romanya’da 7 adet Türk okulu varmış. Birde Üniversite yapılıyormuş. Bu okullardan birisi uluslar arası statüde olup  41 ülke vatandaşın çocukları okuyormuş .Bu okulu gezdik Gerçekten muhteşemdi.Romanya ‘da  başka bir eşi yokmuş.öğrencilerden bir kısmının Türkçe olimpiyatlarına hazırlandıklarını gördük Onlardan Türkçe şarkı ,türkü ve şiirler dinledik. Bu durum insanı gerçekten heyecanlandırıyor.  Ancak bunları yetiştiren öğretmenlerin hepsi Türkiye’nin en güzel üniversitelerini bitirmiş hepsi pırıl pırıl tertemiz çalışkan fedakar vefakar gençler olduğunu gördük. Bunların yetiştirdiği öğrencilerinde dünya çapında başarılar ve ödüller aldıklarını müşahede ettik.Ayrıca bizi götüren ve orada rehberlik eden hocalarımıza da minnet ve şükranlarımızı sunarız. 

                                    LAGA LUGA ETME

             Gezide Türk öğretmenlerle sohbet ederken öğretmenlerden birisi başından geçen bir olayı anlattı. Hepimiz gülmekten kırıldık. Türkiye Cumhuriyetinin elçisinin bulunmadığı ismini bilmediğimiz bir çok ülkede Türk okulları açılmış. Orada yetenekli gençler öğrenci yetiştiriyorlar. Şimdi söyleyeceğim ülkenin ismini duyanımız ve harita da nerede olduğunu gösterebilecek kaç kişi olduğunu merak ediyorum. Olay bu ülkede geçmiş olayı anlatan öğretmen o  ülkeden Romanya’ya gelmiştir. Olayı bize Bükreş’te anlattı. Söz konusu ülke Burkinofaso,Başkenti Vagaduga’ dır.Başkent’ te öğretmenlik yapan bu hocamız  Türkiye’den gelen bir iş adamına yardımcı olmak üzere Türkiye’deki bir firmaya telefon eder. Kendisinin Burkinofaso’ nun  Başkenti Vagaduga’dan   aradığını ve buraya malzeme gerektiğini söyleyince,Türkiyede’ ki firma yetkilisi;  kardeşim laga luga etme ,ne fasafisosu ne laga lugası ne demek istiyorsun sen diyerek telefonu kapatmış .

                      

                                                       KÖSTENCE

            Tuna nehrinden bu tarafa doğru olan kısmı tamamen Türklerin iradesinde kalmış buralara Türkiye’den insanlar getirilmiş ve iskan edilmiştir. Halen Köstence da ve onun çevresinde 20.000 civarında Türk ve Müslüman olduğu söyleniyor. Hatta sadece Türklerden oluşan köyler ve kasabaların olduğu belirtiliyor. Nitekim Romanya’da 27 tane halen ayakta faal cami olduğu buralarda ezanın hopörlerle ve açıktan okunduğu belirtilmektedir. Bizde bunlardan birine şahit olduk. Avrupa’da sadece Romanya’da müslümanların bu kadar rahat olduğu anlaşılmaktadır.  Örneğin:Köstence ‘de  6 cami var. Mecidiye ismindeki şehirde 2 cami ve 1 İmamhatip lisesi vardır. Mecidiye Osmanlı Padişahı Abdülmecit tarafından kurulmuştur. Halen bu isimde varlığını sürdürmektedir. Romanya’da’ ki tüm camiler Türkiye tarafından bakım ve onarımı yapılmış Türkiye’den giden görevliler tarafından idare edilmektedir.   

            Köstence Romanya’nın ikinci büyük kentidir.. Nüfusu kışın 350.000 yazın 2.000.000’a  yakın olmaktadır. Çünkü Romanya’nın tek Karadeniz’deki sahil şehridir.  Köstence ikinci büyük şehir olmasına rağmen burası gerçekten tam anlamıyla dökülüyor. Her yer ,tüm yollar ve binalar dökülüyor.  

    Ülkemiz  Romanya’ya göre asla kıyaslanamaz. Hele hele İstanbul ile asla ölçülemez. İstanbul için Nedim’in söylediği şu beyit her şeyi anlatıyor. “Bu Stanbul ‘ki bimislü bahadır,yek sengine acem mülkü fedadır. “gerçekten de İstanbul’u en iyi anlatan beyitlerden birisidir. Ülkemizin ve İstanbul’umuzun  kıymetini bilmeliyiz. 

             

Bu yazı toplam 229 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.