Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Osman ŞAHİN
info@yongazetesi.com
ACİL SERVİSTEN ŞİKAYETÇİYİM..
05 Mart 2010 Cuma Saat 13:45

Permatiğin kabını açarken öyle sağlam yapmışlar ki, jilet elimi kesti.

Buzdolabını eve çıkarırken, ambalaj bozuldu. Dolap yere düşerek parçalandı.

      İşte iki önemli ambalaj arasındaki fark..

 Bu farklılıklar bana günlük içtiğim  sigara miktarını yüzde 50 artmasına neden oldu..

Günümüzde sağlık skandalı aldı başını gidiyor..

Eczacılar ayaklanıyor, eylem yapıyor..

Muayene parası neden bizden alınıyor diye imza topluyor.

Marketlerin ilaç satmasına karşı çıkıyorlar..

Ama gelin bir doktorun anlattığı gerçekleri birlikte yaşayalım.

Acil serviste gece nöbetçiyim..

Kuyruk oldukça yoğun… Herkes normal muayene için başı ağrıyan, beli tutulan, midesi bulanan hep acil serviste kuyruğa girmişler.

Bir vatandaş gelmiş ağzı burnu kanlar içersinde.. Çığlıklar atıyor.. Hemen onu sıra beklemeden ön sıraya alarak muayene ediyoruz…

Kuyrukta bekleyen vatandaşın biri bağırıyor… “Neden sıramı aldınız, bu ülkede hasta hakları var. Yarım saattir burada bekliyoruz. Acil servisten şikayetçiyim” diyor.

Bu şikayetler üzerine acil serviste gece saat 01’de sırasını bekleyen vatandaşa soruyorum…

Neyiniz var…?

Efendim başım çok ağrıyor… Gündüz poliklinik çok kalabalık oluyor, hem işimi yapamıyorum. Onun için acile geldim diyor..

Ama, sırası gelmeden muayene edilen vatandaşın durumu sizden daha kötü.. Onun hayati tehlikesi var diyorum. Beni ilgilendirmez, ben yarım saattir bekliyorum o yeni geldi diyor.

Bir baba çocuğunu getirmiş o da aynı dertten yanıyor… Sırada bekliyor..

Çocuğunuzun nesi var diye sorduğumda “Aman gündüz işim var. Çocuğum çok zayıflamaya başladı.. Okulundan olmasın diye acile getirdim” cevabını veriyor.

Bu sefer doktor anlatıyor, “işte görüyorsunuz ve yaşıyoruz. Bu ülkede hasta hakları var. Doktor hakları yok. Herkes istediği gibi istediği saatte hastaneye geliyor. Ama, bilmiyorki acil serviste derdine dermen olacak branşa ait doktor yok. Hem bu hastaların haklarına tecavüz ediliyor. Herkes gündüz poliklinik kalabalığından kurtulmak için gece acile geliyor. İstediği sonuca ulaşamıyor. Durumu ağır hastalara öncelik tanıyınca da hasta hakları ortaya çıkıyor. Peki bu ülkede hasta hakları var da, neden doktor hakları yok” diyerek uzun uzun derdini anlatıyor…

Görüyoruz işte..

Bir Permatik ambalajı, birde buzdolabı ambalajı..

Bir acil serviste acil hastanın durumu.. Bir de normal hastaların tavırları ve tedavisi..

Hepsinin ustası ve doktoru arasındaki farklı uygulamayı sizlerin yorumuna bırakıyorum.

Naz yapan eczacılar, belli bir saatte kapatarak vatandaşa nöbetçi eczane aratanlar hiç değilse istediği zaman marketlerden ihtiyaçlarını karşılayabilir. Gözleri paraya doymayan ilaç firmaları.. Şimdi de marketlerin ilaç satmalarına karşı çıkmaları sadece satış oranlarının düşmesinden ve kazançlarının azalmasından korkuyorlar.

Bir de hastalara sormak gerek…

ACİL Mİ GELDİN, ACİLE Mİ GELDİN?

Kanayan yaralarımızın bir an önce sarılması gerekmez mi?

Bu yazı toplam 309 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.